İSA MESİH'İN HAYATI

İncil'den Luka kısmı

ON DÖRDÜNCÜ DERS


Önce Luka'dan 22. bölümü okuyunuz.

Bu bölüm Kutsal Kitab'ın en önemli bölümlerinden biridir. Çünkü İsa'nın çarmıha gerilmesinden (ölümünden), bir gün önce neler yapıldığı açıklanmaktadır. Fısıh denilen mayasız ekmek bayramı yılda bir defa kutlanan Yahudilerin geleneksel dini bayramıydı. Musa'nın öğretişi üzerine Ölüm meleği İsrail halkının evlerine girmesin diye İsrail evlerinin kapıları kurban olarak kesilen bir kuzunun kanı ile işaretlenirdi. Böylece melek, kapılarından kan işareti bulunmayan Mısır halkının evlerine gitti. Eski Antlaşma'da (Tevrat'ta) geçen bu olay, kendisine iman edenleri ebedi ölümden (cehennemden) kurtarmak için, günahları uğruna İsa'nın döktüğü kanı işaret eder.

Acaba Yahuda kendi arkadaşı ve aynı zamanda öğretmeni olan İsa'yı neden ele verdi. İncil'de buna dair verilen cevap onun şeytan tarafından aldatıldığıdır (ayet 3-6).

Ayet 15-18 de İsa'nın son akşam yemeğini yediği görülüyor. Ertesı günü Eski Antlaşma boyunca (İbrahim peygamberden - İsa'ya kadar) günah ödeneği olarak kesilen kurbanlara son verilmiş olacaktı: çünkü Kendisi iman edenlerin bütün günahlarına kurban olarak çarmıha gerilecekti. Bu olay anılmak üzere günahlarından tövbe ederek kurtuluş için İsa Mesih'e iman edenler toplandıkları zaman ekmek kırıp kâseden içiyorlar. İşte, Hıristiyan topluluğunda "Rabbin sofrası" denilen ekmek kırma ve kâseden içme olayının esası İsa'nın çarmıha gerilmesine dayanır. Kâse İsa'nın kanını, ekmek de İsa'nın bedenini temsil etmektedir.

İsa bize bir örnek bırakarak kendimize değil başkasına hizmet ve yardım etmemizi söyledi. Fakat ne yazıkki bugün dünyanın karşılaştığı en ciddi problem şu ki; gittikçe bencil olan insanların şahsi menfaatlerinden dolayı en küçük topluluk olan ailede dahi gergin bir atmosfer vardır (ayet 24-27).

İsa bahçede dua ederken haça gerilmeyi reddetmedi fakat Tanrı'nın iradesini yaparak ezeli planı yerine getirdi (ayet 42). Kayıp olan günahkâr insanı günahın hükmünden kurtarmak için İsa'nın çarmıhta eziyet çekerek ölmesinden başka plan yoktu. Günah hükmünden böylece kurtulan insanlar ebedi hayata kavuşurlar. Dünyanın bütün günahlarını yüklenen İsa'nın bu günah yükünün Kendisine verdiği ıstıraptan ötürü dua ettiği görülüyor.

İsa Yahudilerin din reisleri ve ihtiyarları tarafından haksız olarak yargılandı, bu sırada Tanrı'nın biricik Oğlu olduğunu iddia etti. Elçi Pavlus da bunu şöyle tasdik ediyor: "Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. Bunun için de Tanrı O'nu çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepse diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin." (Filipililer 2:6-11).

İsa'nın çarmıha gerilmesini gerçekleştirmek için mahkeme Roma İmparatorluğunun valisi Pilatos'a havale edildi.

14. ders yoklaması şimdi yapınız!


Info@incil.nl